Abdullahpaşa Eğitim Ve Araştırma Sağlık Ocağı Bölgesinde Yaşayan Gebelerde Anemi Prevalansı Ve Gebelerin Anemi Konusundaki Bilgi, Tutum Ve Davranışları

S.A. POLAT,, A.T. OZAN, Y. AÇIK, Y. GÜNGÖR
1.568 189

Abstract


Anemia Prevalance and The Knowledge, Attitute and Behaviour Towards Anemia in Pregnant Women Living in Abdullahpaşa Education and Research Health Center Region


The aim of this study was to determine the anemia prevalance and the knowledge level and attitute of pregnant women living in Abdullahpaşa Education and Research Health Center. This study was performed between March and April 2001, data were obtained from questionary form and from record of the Health Center about 123 pregnant, women. The mean age of the subjects included in this study was 26.1 years, 39.3% was in age range of 20-24 years, of the subjects 50.9% was primary school graduate, 94.6% was housewife, 15.2% had no social security and 59.8% had less than 200 million TL monlhly
income. In 43.8% of the pregnant subjects the haemoglobin level was <1 lg/dl. 65.3% of the patients with anemia was in in third trimester while 40.8% was in the second trimester of the pregnancy. In 71.4% of the patients it was reported that they have had tea and/or coffee after meals. 91.8% was non-smoker, 26.5% was changed the normal feeding habits after they became pregnant. The first three food preferred by the pregnants were milk (43.8%), fruit 32.1%) and vegetables (30.4%), respectively. Or the patients 63.4% was considered the anemia as important health problem, the reason of anemia was thought to be due to multiple birth by 79.5%, to intestinal parasites in 34.8%. and 36.6% was thought that anemia causes tiredness in pregnancy. In 12.5% of the subjects it was thought that the pregnancy interval should be at least 24 months for prevention from anemia.
The results of this study indicate that the anemia prevalance was high in the subjects involved in this study and the knowledge level about anemia was low. In conclusion: informative and educational services should be provided and in pregnants with diagnosed anemia medical intervention should be performed


Bu araştırma; Abdullahpaşa Eğitim ve Araştırma Sağlık Ocağı bölgesinde yaşayan ge-belerdeki anemi prevalansını tespit etmek ve gebelerin anemi konusundaki bilgi, tutum ve davranışlarını öğrenmek amacıyla yapılmış kesitsel bir araştırmadır. Saha çalışması Mart Nisan 2001 tarihlerinde yapılan araştırmanın verileri, bir anket formu kullanılarak toplanmış ve Sağlık Ocağının Gebe İzleme Fişleri'nde kayıtlı olan 123 gebenin tümü araştırma kapsamına alınmıştır.
Çalışmaya alman gebelerin yaş ortalamaları 26.1 yıl olup; %39.3'ünün 20-24 yaş grubunda, %50.9'unun ilkokul mezunu ve %94.6'sımn ev hanımı olduğu, %15.2'simn herhangi bir sosyal güvencesi olmadığı ve %59.8'inin aylık gelirinin 200 milyon liranın altında olduğu belirlenmiştir. Gebelerin %43.8'inin hemoglobini llg/cll ve bu değerin altındadır. Anemisi olan gebelerin %65.3'ü gebeliğinin 3. trimestirinde. %40.8'i ise ikinci gebeliğindedir. Gebelerin %71.4'ü, yemeklerden sonra çay ve (veya) kahve içtiğini, %91.8'i sigara içmediğini, %26.5'i ise gebeliğinin başlamasından sonra, gebelik öncesinde sıklıkla kullandığı besin maddelerinde değişiklik yaptığını belirtmiştir. Gebelerin, gebelik döneminde sıklıkla alınması gerektiğini düşündükleri ilk üç gıda; süt (%43.8), meyve (%32.1) ve sebzedir (%30.4). Gebelerin %63.4'ü gebelikte kansızlığın önemli bir sağlık sorunu olduğunu, %79.5'i çok doğum yapmanın, %34.8'i bağırsak parazitlerinin kansızlık yapabileceğini ve %36.6'sı da, kansızlığın gebelerde halsizliğe yol açabileceğini belirtmiştir. Gebelerin ancak %12.5'i, kansızlıktan korunmak için iki doğum arasındaki sürenin en az 24 ay olması gerektiğini düşünmektedir.
Elde edilen verilerden, çalışmaya alman gebelerin anemi prevalansının oldukça yüksek bir oranda olduğu ve gebelerin anemi konusunda yeterli bilgi düzeyine sahip olmadıkları anlaşılmaktadır. Sonuçlar; anemi konusundaki hizmet sunumunun arttırılmasının, hizmetlerin eğitim ile desteklenmesinin ve anemisi olduğu saptanan gebelere tıbbi yardım sağlanmasının gerekli olduğunu düşündürmekledir.

Full Text:

249-257